Atina'da Türkiye'ye karşı yalnız kalma korkusu
Yunanistan'a savunma anlaşması da çare olmadı:İşte detaylar,detaylar için kaydırınız. #Yunanistan #Atina-Türkiye Gerilimi #Savunma Anlaşması

Yunanistan’da yayımlanan bir analiz, Türkiye’nin askeri ve diplomatik gücünün Atina’da ciddi bir endişe yarattığını ortaya koydu. Analizde, Yunanistan’ın Fransa ile yaptığı savunma anlaşmasının Türkiye’ye karşı bir denge arayışının parçası olduğu vurgulandı. Atina’nın, olası bir kriz durumunda müttefiklerinden otomatik destek alamayabileceği değerlendirmesi öne çıktı. Yunan basını, Türkiye’nin savunma sanayisi ve stratejik kapasitesinin Yunanistan üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.
Yunanistan basınında yayınlanan bir analiz, Türkiye’nin askeri ve diplomatik gücünün Atina yönetiminde yarattığı endişeyi gözler önüne serdi. Analizde, Yunanistan’ın Türkiye ile simetrik bir rekabete giremeyeceği açıkça ifade edildi. Yunan gazetesi, Atina'nın çok daha büyük bir nüfusa, ekonomiye ve savunma sanayi tabanına sahip olan Türkiye’yi en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirtti.
Analizde, Yunanistan'ın Fransa ile yenilediği savunma anlaşmasını Türkiye'ye karşı Doğu Akdeniz'de bir koz olarak gördüğü ifade edildi. Atina'nın savunma anlaşmasıyla Avrupa Birliği’nin (AB) ortak savunma konusunda etkin bir güç sergileyemediği bir dönemde Türkiye'ye karşı güç elde etmeye çalıştığına dikkat çekildi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, iki ülke arasındaki savunma anlaşmasını yenilemek üzere 25 Nisan'da Atina'da bir araya gelmişti.
FRANSA İLE SAVUNMA ANLAŞMASI
Huffpost gazetesinde yayınlanan analizde, Yunanistan ile Fransa arasındaki savunma anlaşmasının kapsamına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Yazıda, anlaşmanın güçlü bir Avrupa nükleer gücüyle yapılan stratejik bir işbirliği olduğu ifade edildi.
Fransa’nın Doğu Akdeniz’de kendi çıkarlarının bulunduğunu ve Avrupa savunmasını etki alanı olarak gördüğünü belirten gazete, Paris’in Atina ile ilişkisini silahlanma programları üzerinden güçlendirdiğini ve bu sürecin Yunan ordusunun kapasitesini artırdığını savundu.

"MÜTTEFİKLER TÜRKİYE'YE KARŞI DEVREYE GİRMEZ"
Yunan gazetesi, Atina'nın Türkiye ile olası bir kriz durumunda yalnız kalmaktan endişelendiğini açıkladı. Analizde, Yunanistan'ın müttefiklerinin Türkiye'ye karşı devreye girmeyeceğine dikkat çekilerek, “Başka bir deyişle, Türkiye ile bir kriz durumunda, Yunanistan her şeyden önce müttefiklerden, özellikle de Fransa'dan otomatik yardım beklemeden, 'saldırgana' dayanılmaz bedeller ödeterek uygun şekilde karşılık verebilecek araçlara sahip olmalıdır.” denildi.
Huffpost, NATO’nun kolektif savunma mekanizmasının bile sorgulandığı bir dönemde ittifakların kesin güvence sağlamadığını belirtti. Bu çerçevede, müttefiklerin tutumunun olayın koşullarına göre değişebileceği ifade edildi.

'ATİNA, TÜRK SAVUNMA SANAYİSİNİ DİKKATLE TAKİP EDİYOR'
Gazete, Yunanistan’ın en büyük stratejik tehdidi olarak Türkiye’yi tanımladığı vurgulandı. Türkiye’nin daha büyük nüfus, ekonomi ve savunma sanayii kapasitesine sahip olduğu vurgulanan analizde, “Yunanistan için en büyük stratejik tehdit, çok daha büyük nüfusa, daha büyük ekonomiye ve daha büyük savunma sanayi tabanına sahip olan Türkiye olmuştur ve olmaya devam etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.
Analizde, Yunanistan’ın Türkiye ile simetrik bir rekabet yürütmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle kalite, hız ve caydırıcılık unsurlarına odaklanması gerektiği öne sürüldü. Ayrıca, Türkiye’nin savunma sanayisindeki ilerlemesinin Atina’da dikkatle takip edildiği ifade edildi.

'DİPLOMASİDE DE TÜRKİYE ÖNDE'
Türkiye’nin askeri kapasitesinin yanı sıra diplomatik gücünün de Yunanistan üzerinde baskı oluşturduğu iddia edilen analizde, Ankara’nın bölgesel politikalarının Atina’yı daha fazla ittifak arayışına yönlendirdiği belirtildi.
Yunanistan’ın güvenliğini sağlamak için öncelikle kendi savunma kapasitesini geliştirmesi gerektiği vurgulandı. Diplomasi alanında da Atina'nın Ankara2nın gerisinde kaldığını ifade eden Huffpost, “Yunanistan, kimsenin doğrudan müdahalesine bağımlı olmayacak kadar güçlü ve müttefiklerinin desteklemeye değer bulması için yeterince güvenilir olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.





