Dünyanın merakla beklediği ziyaret: Trump 8.5 yıl sonra yeniden Çin'de
ABD Başkanı Donald Trump’ın yıllar sonra gerçekleştirdiği Pekin ziyareti, İran savaşı, ticaret gerilimleri ve teknoloji rekabetinin gölgesinde başladı.

Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yapacağı kritik görüşmelerde İran krizi, Tayvan, yapay zekâ çipleri ve milyarlarca dolarlık ticaret anlaşmalarının masada olması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump, siyasi kurmayları ve Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle 3 günlük ziyaret için Çin'in başkenti Pekin'e ulaştı.
Orta Doğu'daki savaşın kırılgan bir ateşkes sürecinde halen çözüme kavuşturulamadığı bir dönemde Trump'a, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller, Trump'a eşlik ediyor.
İran krizi, ticaret savaşları ve teknoloji rekabetinin gölgesindeki kritik zirvede Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in birçok başlıkta pazarlık yürütmesi bekleniyor.
MASADA HANGİ BAŞLIKLAR VAR?
Washington ile Pekin arasındaki görüşmelerde ticaret, teknoloji, enerji, Tayvan, İran ve küresel tedarik zincirleri dahil çok sayıda kritik başlık ele alınacak.
Diplomatik kaynaklara göre tarafların, karşılıklı ticaret ve yatırımları kolaylaştıracak yeni ekonomik forumlar kurulması konusunda anlaşmaya varması bekleniyor. Çin’in ayrıca Boeing uçakları ile ABD menşeli tarım ve enerji ürünlerine yönelik yeni satın alma paketleri açıklayabileceği konuşuluyor.
Ancak uzmanlar, zirveden kapsamlı bir “büyük anlaşma” çıkmasından çok, ticari gerilimleri yönetmeye dönük sınırlı iş birliklerinin duyurulmasının daha olası olduğu görüşünde.
Masadaki başlıklar arasında şu konular öne çıkıyor:
- Çin’in Boeing uçak alımları
- ABD’den soya fasulyesi ve sığır eti ithalatı
- Nadir toprak elementleri ihracatı
- Yarı iletken ve yapay zekâ teknolojileri
- Tayvan’a yönelik ABD silah satışları
- İran savaşı ve enerji güvenliği
- Kritik tedarik zincirleri
Trump, zirve öncesi yaptığı açıklamada Şi Cinping ile Tayvan’a silah satışlarını ve Hong Konglu medya patronu Jimmy Lai’nin durumunu da görüşeceğini söyledi.
TRUMP’IN HEDEFİ: İRAN KRİZİNDE ÇİN DESTEĞİ
ABD basınına göre Trump yönetiminin Pekin’den en büyük beklentilerinden biri, İran konusunda Çin’in devreye girmesi.
Washington’un, İran petrolünün en büyük alıcılarından biri olan Çin’in, Tahran üzerindeki ekonomik etkisini kullanarak İran’ı anlaşmaya zorlamasını istediği belirtiliyor.
Trump’ın Çin ziyaretinin aslında İran konusunda bir ateşkes zemini oluşturulduktan sonra yapılmasının planlandığı, ancak Tahran-Washington hattındaki tıkanma nedeniyle ziyaretin yaklaşık 6 hafta gecikmeyle gerçekleştiği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre ABD yönetimi, Çin’den özellikle şu alanlarda destek arıyor:
- İran üzerindeki ekonomik baskının artırılması
- Enerji piyasalarının istikrara kavuşturulması
- Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin azaltılması
- Petrol fiyatlarındaki yükselişin kontrol altına alınması
Ancak Pekin’in İran konusunda doğrudan taraf olmak istemediği değerlendiriliyor. Nitekim İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin kısa süre önce Pekin’i ziyaret etmesine rağmen Çin’in pozisyonunda ciddi bir değişiklik görülmedi.
PEKİN’İN ÖNCELİĞİ: ZAMAN KAZANMAK
Çin tarafı ise zirveyi daha çok stratejik istikrar açısından değerlendiriyor.
Pekin yönetimi, Trump’ın “öngörülemez” tutumu nedeniyle büyük tavizler vermekten kaçınırken, mevcut ticaret ateşkesinin korunmasını hedefliyor.
Çinli yetkililere göre en kritik başlık, Trump döneminde yüzde 145’e kadar çıkan gümrük tarifelerinin yeniden devreye sokulmaması.
ABD medyasına göre Şi Jinping’in Trump’tan özellikle iki konuda adım beklediği belirtiliyor:
- Tayvan politikasında Pekin lehine daha yumuşak söylem
- Tayvan’a silah satışlarının yavaşlatılması
Çin tarafı ayrıca, Washington’un teknoloji kısıtlamalarını gevşetmesini ve yarı iletken alanındaki baskıyı azaltmasını istiyor.
ELON MUSK VE TIM COOK DA PEKİN’DE
Trump’ın Çin ziyaretine yalnızca siyasi heyet değil, ABD iş dünyasının önde gelen isimleri de eşlik ediyor.
Heyette yer alan isimler arasında:
- Elon Musk
- Tim Cook
- Boeing CEO’su Kelly Ortberg
- BlackRock CEO’su Larry Fink
- Nvidia CEO’su Jensen Huang
dünyaca ünlü şirketlerin CEO'ları bulunuyor.
Finans, yapay zekâ, çip üretimi, havacılık ve dijital ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren toplam 17 büyük Amerikan şirketinin temsilcisinin Pekin’de olduğu bildirildi.
Özellikle Nvidia’nın Çin’e yönelik yapay zekâ çipi ihracatındaki kısıtlamaların gevşetilmesi için Beyaz Saray’a yoğun baskı yaptığı ifade ediliyor.

TİCARET SAVAŞI ARTIK SADECE TİCARETLE SINIRLI DEĞİL
Uzmanlara göre ABD-Çin rekabeti artık klasik bir “ticaret savaşı” boyutunu aşmış durumda.
Rekabetin merkezinde şu alanlar yer alıyor:
- Yapay zekâ
- Yarı iletken teknolojileri
- Veri güvenliği
- Dijital ödeme sistemleri
- Enerji koridorları
- Tedarik zincirleri
- Kritik mineraller
- Bulut altyapıları
Washington, Çin’in ileri teknoloji kapasitesini sınırlandırmaya çalışırken; Pekin ise yuanın uluslararası kullanımını artırarak ve alternatif finans ağları oluşturarak karşı hamle geliştiriyor.
Çin ile Endonezya arasında başlatılan sınır ötesi QR ödeme sistemi de dolar merkezli küresel finans düzenine alternatif oluşturma girişimlerinden biri olarak görülüyor.
PUTİN DE PEKİN YOLCUSU
Pekin yönetiminin bir sonraki kritik konuğu ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin olacak.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin’in Çin ziyareti için hazırlıkların son aşamada olduğunu açıkladı.
Uzmanlar, ziyarette özellikle 2001’de imzalanan Çin-Rusya Dostluk Anlaşması’nın yenilenmesi ve enerji iş birliğinin genişletilmesinin gündemde olacağını belirtiyor.

ZİRVEDE “BÜYÜK ANLAŞMA” BEKLENTİSİ DÜŞÜK
Diplomatik çevrelere göre Trump-Şi zirvesinin sonunda büyük ölçekli ve tarihi bir anlaşma çıkması beklenmiyor.
Ancak tarafların;
- Ticaret ateşkesini uzatması,
- Nadir toprak elementleri sevkiyatlarını yeniden başlatması,
- Bazı ihracat kısıtlamalarını gevşetmesi
- Yeni ekonomik çalışma grupları kurması
iki liderin uzlaşacağı konular olarak ifade ediliyor.
Uzmanlara göre iki lider de zirveyi kendi kamuoyuna “başarı” olarak sunacak. Trump, ekonomik anlaşmaları ve diplomatik temasları öne çıkarırken; Şi Cinping ise Çin’in küresel sistemdeki merkezi rolünü vurgulayacak.





