'Mutlak butlan sonrası iki başlılık: CHP'de çatlak büyüyor!
'Mutlak butlan sonrası iki başlılık: CHP'de çatlak büyüyor! TBMM Grup Toplantısı'nda 'Hain Kemal' sloganları... Haberle ilgili daha fazlası için kaydırınız...

#CHP#Grup Toplantısı#Özgür Özel
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun 'toplantı yok' demesine rağmen mutlak butlan kararı sonrası ilk kez grup toplantısı gerçekleştirdi. Grup toplantısına yoğun katılım dikkat çekerken, katılımcıların 'Hain Kemal' sloganları attıkları duyuldu. Özel ise sloganlara müdahale ederek "Arkadaşlar, ihanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim" ifadelerini kullandı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olarak Genel Merkez’e yerleşmesi, Özgür Özel’in de “Grup Başkanı” olarak Meclis’i “üs” tutmasıyla filen “iki başlı” bir yönetim görüntüsü ile karşı karşıya kalan CHP'de taraflar arasındaki çatlak giderek büyüyor.
YOĞUN KATILIM, 'HAİN KEMAL' SLOGANLARI
"Mutlak butlan" tartışmaları ve olağanüstü kurultay restleşmelerinin gölgesinde gözlerin çevrildiği ilk grup toplantısı bugün yoğun bir katılımla başladı. CHP Grup Başkanı Özgür Özel kürsüye partililerin alkışları eşliğinde çıkarken katılımcıların 'Hain Kemal' sloganları attıkları görüldü.

Milletin ağırlaşarak devam eden çok yönlü bir krizin içinde olduğunu savunan Özel, ekonomi politikaları üzerinden iktidarı eleştirdi.
Özgür Özel, enflasyon sorununun tırmandığını öne sürerek, "Bunun sebebi liyakatli, akılcı, doğru yönetim yerine hem liyakatsiz kadrolar hem de iktidarı kaybetmemek için ardı arkası gelmeyen siyasi operasyonlar, devletin 30 yıl önce verdiği bir diplomayı birisine rakip olmasın diye iptal eden devletin, devletin bütün kağıtlarına yarattığı güvensizlik." sözlerini sarf etti.
Risk primine, borçlanmaya ve faiz oranlarına işaret eden Özel, "'Türkiye'de halk kazandı, hukuk kazandı, adalet kazandı, Türkiye'nin önü açık, Türkiye'de artık millet kazandı' denmeden bu kriz bitmeyecektir." ifadesini kullandı.
Özel, CHP'lilerin bir değişime inandığını ve bunu gerçekleştirdiğini belirterek, kazananıyla kaybedeniyle seçimde boynunda yeni bir şeref madalyası olduğunu dile getirdi.
Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aynı ülkeyi kuran Gazi'nin yanında duran Garp Cephesi Komutanı olan bu ülkenin ikinci Cumhurbaşkanı İnönü'nün 14 Mayıs 1950 günü, seçimleri Demokrat Parti'ye kaybettiğinde 'Herhalde bunlara vermeyeceksin paşam' diyenlere karşı yaverine not yazıp Demokrat Parti'ye yollayan ve 'Paşa devir teslime hazırdır, sizi tebrik etmektedir' diyen İsmet Paşa'nın madalyası var, demokrasi madalyası. O gün Demokrat Parti Türkiye Cumhuriyeti'nde yarışla iktidara gelen, iktidarı seçimle değiştiren ilk parti unvanını ve madalyasını alırken, seçimi kaybettiğinde sonuçlarına saygı gösteren ve demokrasinin gerçekten geldiğini tescilleyen madalya da İsmet Paşa'nındı. Bizim kurultayımızda da ilk kez Türkiye'de bir siyasi partinin genel başkanı ikili yarışla değişti. Bendeki madalya ne kadar büyükse o gün o seçimde genel başkanlık görevini bırakanın da, o görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi, madalyası daha büyük olacaktı."
"ONLAR O KAPIYA DAYANARAK BU PARTİYE EN BÜYÜK UTANCI YAŞATTILAR"
İstinafın, CHP kurultay kararının ardından partisinin Genel Merkezi'nde yaşananlara değinen Özel, "Hani diyorlar ya ‘İçeride bilmem kimler vardı, kapıyı kapattı'. Açıkça söylüyorum, bütün kayıtlar ortada. Gençlik kollarının karşısına onlarla gelince, biz o kapıyı kapattırmasaydık bu gençlik kollarının evlatlarının karşısına o olmadık tipler gelince bu partide hiçbirimizin kabul edemeyeceği şeyler olacaktı. Ama biz o kapıyı kapatarak evlatlarımızı koruduk. Onlar o kapıya dayanarak bu partiye en büyük utancı yaşattılar." değerlendirmesinde bulundu.
Özel, meseleyi hızla çözmek için emek, gayret ve cesaret göstereceklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Maalesef şu anda iki tane CHP görüntüsü var: bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarı atıldığı baba ocağımız ve orada oturanlar, bir tarafta burada Gazi'nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar. Bugün burada oturanların meziyetleri, kaybetse de demokrasiye sahip çıkmak, kazanınca millete ayırmadan hizmet etmek, haklının yanında haksızın karşısında durmak, mağdurdan yana olmak, her zaman ezilenin yanında durmak, karıncanın kardeşi olmak ve kazanmak için sadece ve sadece kendine güvenmek. Günü geldiğinde kazanma umuduyla iktidara yürümek varken, diğer tarafta bugünkü iktidarla yürümeyi tercih eden ve bir haksız, hukuksuz mahkeme kararıyla bu partinin baba ocağında bulunanlar var. Burada onları tanımıyorsunuz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" ifadelerini hatırlatan Özel, "Bu mesele CHP içinde bir mesele değildir. Bu mesele, Erdoğan'la, rejim ile millet arasında bir meseledir." diye konuştu.
Özel, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde demokrasinin arkasında, darbenin karşısında bulunduklarını belirterek, "Biz o gün en büyük rakibimize darbe yapıldığında 'olmaz' demiştik, 'biz burada duramayız' demiştik. Şimdi 10 gündür susan, 'ben hiçbir tarafında yokum bu işin' diyen Erdoğan'a soruyorum, 'hiçbir tarafında yokum', 'bir yerde oturup da susuyorum, izliyorum' demek ile olmaz. Darbeye karşı olunur." ifadelerini kullandı.
Partisinin 38. Olağan Kurultayı'nın iptal edilmesi için her şeyin yapıldığını savunan Özel, iddiaların hiçbirinin ispat edilemediğini öne sürdü.
Özel, partisinin 38. Olağan Kurultayı'nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, kurultayda oy kullanan delegeler ile yakınlarının hesap hareketleriyle ilgili kurumlardan belge talep edilmesine değindi.
Özel, "Delegelerin, yakınlarının hesapları ortada. Bütün hesap ortada. Bir selamımla bin imza yollayanlara helal olsun, sonuna kadar yolları açık olsun." sözlerini sarf etti.
CHP Grup Başkanı Özel, tüm demokratik sistemin "saldırı altında" olduğunu ileri sürdü.
CHP'yi savunmanın bir partiyi savunmak olmadığını dile getiren Özel, "Bugün CHP'yi savunmak, demokrasiyi savunmak, CHP'yi kurtarmak, Türkiye'nin gelecek umudunu kurtarmaktır." dedi.

"Bugüne kadar asla ağzımı açıp cevap vermedim, kötü söz söylemedim. Bugünden sonra da bu ortaya çıkan açık ifşaatla, bu milletin tepkisi ile CHP'yi aşan, muhalefetin tüm bileşenlerinden güç, dayanışma alan, muhalefeti aşan, milletin vicdanında köpürüp taşan bu haksızlıklara karşı doğru adımlar atılır, geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin, partinin, partilinin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünür."
Özel, kendilerine destek veren siyasi partilere, onların genel başkanlarına, sendikalara, barolara, sivil toplum kuruluşlarına, derneklere ve kuruluşlara teşekkür etti.
Bu teşekkürün bir son değil, "virgül" olduğuna dikkati çeken Özel, "Eğer bundan sonra mücadele, destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak. Bu Meclis'e 'grubumuz yoktur' diye bir yazı yazılmış. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. CHP Grubu dimdik ayaktadır. Bu grup, bir siyasi parti grubudur, adı CHP Grubu'dur. Bu Grup, bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur." diye konuştu.
Grup Toplantısına, eski milletvekilleri ve geçmişte partide görev almış isimler de katıldı. Toplantıda zaman zaman "kurultay", "Özgür başkan" sloganları atıldı.
SLOGANLARA MÜDAHALE ETTİ
Özgür Özel, grup toplantısında "Hain Kemal" sloganlarına müdahale ederek, şöyle söyledi:
"Arkadaşlar, ihanet yüksek sesle başkalarından duyulduğunda değil, yalnız kaldığında içinde hissedildiğinde cezalandıran duygudur. O yüzden lütfen bu salonda, bu yüce çatı altında bu öfke cümlesi yerine geleceğe yönelik kuracağımız cümleleri bekleyelim. Geleceğe yönelik umut sloganları atalım."
Meclis Başkanlığı dün CHP Genel Merkezi’ne grup toplantısı var mı yok mu diye soracağına yönelik açıklama yapmıştı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından bizzat Genel Merkez'e o yazının ulaştığı öğrenildi. Grup toplantısı çağrısı olup olmadığı soruldu. Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi de Meclis’e verdiği yanıtta böyle bir çağrılarının olmadığını, grup toplantısı yapmayacaklarının bilgisini verdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Finlandiya'ya yaptığı açıklamada "Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır." dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı kendilerine ulaştığında gereğini yaptıklarını belirten Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'nu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldıklarını söyledi.
Meclis Başkanlığının tüm grupların yönetimiyle ilgili olarak sadece gruplardan gelen bilgiye göre hareket ettiğini dile getiren Kurtulmuş, bunun Meclis kurulduğundan beri böyle olduğuna dikkati çekti.
Kurtulmuş, "Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir, vazifesi de bu değildir. Meclis Başkanlığının tarafsızlık ilkesi gereği de bunu hassasiyetle korumaya dikkat ediyoruz." diye konuştu.
Kurtulmuş, Meclis'te 6 siyasi parti grubunun olduğunu, hiçbir siyasi partinin Meclis grubunun nasıl işleyeceğine, nasıl karar alacağına ilişkin en ufak bir dahillerinin olmadığını ve olmayacağını söyledi.
Kurtulmuş, "Dolayısıyla Meclis grubunun nasıl toplanacağı, her partinin kendi grup iç yönetmeliği çerçevesinde bellidir. Bu durum Meclis Başkanlığının, 'Hayır, öyle değil şöyle yap' diyeceği bir husus değildir. Ümit ederim en kısa süre içerisinde bu sorun çözülür." diye konuştu.
KURULTAY KARMAŞASI
CNN TÜRK Muhabiri Melike Görür Demirkıran, CHP'de yaşanan son gelişmeleri canlı yayında şöyle aktardı:
Dün gözler hem genel merkezdeydi hem de Meclis'teydi. Genel Merkezde Kemal Kılıçdaroğlu ilk mesai günündeydi, cumartesi günü yaptığı açıklamanın dışında. İlk mesai gününde MYK'yı belirleme için mesai yaptı. MYK üyelerinin de açıklanması bekleniyordu dün akşam saatlerinde ancak beklenen o MYK listesi gelmedi. O nedenle bu hafta içerisinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK listesini belirlemesi bekleniyor.
Öte yandan Özgür Özel de Meclis'teydi. Zaten Meclis artık yeni Genel Merkez ifadelerini kullanmıştı. Dün milletvekilleriyle gruplar halinde görüşmeler yaptı. Kılıçdaroğlu'na yakın milletvekilleriyle görüşmedi Özgür Özel. O toplantının ardından da 111 milletvekilinden Özgür Özel'e destek bildirisi geldi. 111 milletvekili ortak bildiriye imza attı. 12 Temmuz'da bir an önce kurultaya gidilmesi için çağrı yapıldı.
Dün zaten Özel yönetimi de olağanüstü kurultaya gidilmesi için imza sürecini başlattı. Ve imza sürecinde yeterli imzanın geçildiği belirtiliyor, Özgür Özel'e yakın kaynaklar tarafından. O imzaların 15 gün içerisinde Genel Merkez'e iletilmesi gerekiyor. Kılıçdaroğlu olağanüstü kurultaya gider mi bu da merak konusu. Edinilen bilgilere göre tedbir kararı kalkmadan Kılıçdaroğlu, kurultaya gitmeyecek. Tedbir kararı kalktıktan sonra da delegelerin baştan seçilerek bir kurultay sürecinin yeniden başlatılması taraftarı. Bu nedenle de Özgür Özel tarafı kurultay konusunda ısrarcıyken Kemal Kılıçdaroğlu tarafı kurultay konusunda biraz daha yavaş alacak. Bu nedenle de burada bir tartışma söz konusu. Önümüzdeki günlerde de bunu takip ediyor olacağız.




