Konuşulacak sözler! '2 Brezilyalı Fenerbahçe'yi yaktı!'
Galatasaray - Fenerbahçe derbisi sonrası çok konuşulacak sözler! '2 Brezilyalı Fenerbahçe'yi yaktı!' #Galatasaray #Fenerbahçe #Victor Osimhen

Galatasaray, Süper Lig'in 31. haftasında Fenerbahçe'yi 3-0 mağlup ederek puan farkını 7'ye çıkardı ve zirvede önemli bir avantaj elde etti. Hürriyet yazarları da Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası kritik değerlendirmelerde bulundu ve şampiyonu belirledi.
Süper Lig'in 31. haftasında Galatasaray, sahasında Fenerbahçe'yi ağırladı. Galatasaray, RAMS Park'taki maçı 3-0'lık skorla kazandı.
Galatasaray'a galibiyeti getiren golleri 40. dakikada Victor Osimhen, 67. dakikada penaltıdan Barış Alper Yılmaz ve 83. dakikada Lucas Torreira attı.
Fenerbahçe'de Anderson Talisca, 13. dakikada kullandığı penaltıda topu dışarıya gönderdi.

Sarı lacivertliler, kaleci Ederson'un 62. dakikada kırmızı kart görmesinin ardından derbiyi 10 kişi tamamladı.
Galatasaray'da Uğurcan Çakır, Fenerbahçe'de ise Archie Brown, Matteo Guendouzi ve Mert Müldür, gelecek hafta cezalı duruma düştü.
Bu sonucun ardından Galatasaray, ligde 74 puana yükseldi. Fenerbahçe ise 67 puanda kaldı. Süper Lig'in üçüncü sırasında yer alan Trabzonspor'un ise şu anda [30 maç] 65 puanı bulunuyor.
Galatasaray, kalan 3 haftada 4 puan alması durumunda şampiyonluğunu ilan edecek. [Trabzonspor'un tüm maçlarını kazanması halinde]
Galatasaray, ligin gelecek haftasında Samsunspor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. Fenerbahçe, sahasında Başakşehir'i ağırlayacak.

HÜRRİYET YAZARLARI DEV DERBİYİ DEĞERLENDİRDİ
Hürriyet spor yazarları Güntekin Onay, Mehmet Ayan, Banu Yelkovan ve Uğur Meleke, dev derbiyi köşe yazılarında değerlendirdiler.
GÜNTEKİN ONAY: GALATASARAY, GÜÇ VE OYUN FARKIYLA
Sarı-kırmızılı takım hem mental hem de fiziksel olarak üstün olan ve kazanmayı hak eden taraftı.
Galatasaray, Fenerbahçe’nin kaçırdığı penaltının ardından oyunun kontrolünü eline geçirdi ve rakip yarı alanda oynamaya başladı. Topa daha fazla sahip olan sarı kırmızılılar orta sahayı iyi parselledi ve 2’nci topları alan taraf oldu.
Fenerbahçe ise kazanmak zorunda olduğu bir maçta kendi yarı sahasından çıkamadı ve savunmada kaldı. Victor Osimhen’in golünden sonra da Galatasaray, oyunu kontrol etmeye devam etti. Fenerbahçe’nin kadro yapısı set hücumuna uygun değil, özellikle de Asensio yokken..

BURUK’A AYRICA TEBRiKLER
Açık ve bir şekilde vurgulamak gerekirse Galatasaray, hem mental, hem teknik hem de fiziksel olarak üstün olan ve kazanmayı hak eden taraftı. Victor Osimhen olağanüstü eforla oynadı ve zor bir gole imza attı. Lucas Torreira ve Mario Lemina orta alanda kusursuza yakın bir futbol oynadılar. Barış Alper Yılmaz, Leroy Sane ve Yunus Akgün de son derece etkiliydiler. Beraberlik işine geldiği halde galibiyet için oynayan ve tüm planını 3 puan için kurgulayan teknik direktör Okan Buruk’u da ayrıca tebrik etmek gerekiyor.
2 BREZiLYALI FENERBAHÇE’Yi YAKTI
Böylesine önemli bir maçta skor 0-0 iken Anderson Talisca, zaten takımını 10 kişi oynattığı yetmiyormuş gibi penaltıyı da dışarı vurdu. Türkiye’de futbolla biraz ilgilenen herkes Talisca’nın penaltıyı kalecinin soluna vuracağını biliyor. Geçen hafta Çaykur Rizespor maçında son saniyedeki hatalı çıkışıyla 2 puanı rakibe hediye eden kaleci Ederson da dün kendini oyundan acemice attırıp arkadaşlarını yalnız bıraktı ve Fenerbahçe 10 kişi kalınca maç ve sezon o dakikada bitti.

MEHMET AYAN: RESMİ OLMAYAN KESİN SONUÇLARA GÖRE...
Beklediğimden daha sakin geçen maçın sonunda Okan Buruk resmi olmasa da fiilen 4. şampiyonluğunu ilan etti.
Gergin ve Fenerbahçe’nin oyun üstünlüğü ile başlayan maçta, sarı lacivertli takımda iki oyuncu dikkat çekiyordu. Gerek rakibin zaaflarından gerek hareketliliğini kontrol edebilmesinden ötürü Sidiki, ofsayta düşmüyordu. G. Saray defansını dengesiz yakalıyor, zora sokuyordu. Penaltı böyle bir pozisyondan üredi. Talisca atsa oyun ve maç başka muhakkak başka yere giderdi. Kante ise Galatasaray’a orta sahada doğru pozisyon almalarıyla geçit vermiyor, merkezi derin oyun bilgisiyle iyi kapatıyordu. Ama bu deplasman ekibinin oyuna hakim olmasına, kenarlara akmasına, önü beslemesine yetmiyordu.
DiZDEN GOL YiYEN KALECi!
20’lerden sonra oyuna denge getiren ev sahibi, Osimhen’in büyük yıpratıcılığı ile rakip defansı yıldırıyordu. Verilmesi muhtemel olan bir penaltı pozisyonuna rağmen oyundan düşmeyen Galatasaray için ilk yarıdaki üstünlük sayısı bir taç atışından geliyordu. Aylık geliri 1 milyon Euro civarı olan bir kalecinin dizden gol yemesi ayrı ve sezona sair kapsamlı tartışmanın ürünü bence!
İkinci yarı dengede başlasa da Galatasaray, doğru kararla verilmemiş iki ofsayt golü ile, rakip yarı sahada daha üstündü. Bana kalırsa ilk yarıdakinden daha cılız bir pozisyonda verilen penaltıyla maç sona erdi. Ederson’un kırmızı kartı da Galatasaray şampiyonluğunun simgesi oldu. O saatten sonra 10 kişi Fenerbahçe elinden geleni yapsa da OYUN SET MAÇ ve ŞAMPİYONLUK ev sahibine geçmişti.

YENi BiR TARiH YAZILDI
Beklediğimden daha sakin geçen maçın sonunda Okan Buruk resmi olmasa da fiilen dördüncü şampiyonluğunu ilan etti. Ekibiyle, takımıyla, oyun bilgisiyle, geçmişiyle, tarihiyle...
Elbette futbola resmi olmadan şampiyonluk ilanı alıklık olur. Ancak sanırım dün gece bir tarih daha yazıldı. Fatih Terim’in ardından öğrencisi Okan Buruk bu tarihin yazıcısı oldu. Derbide yine çok üstün, yine çok farklı, yine çok özel bir galibiyetle..
Resmi olmayan kesin sonuçlara göre SELAM SANA ŞAMPİYON...
BANU YELKOVAN: SEZONUN ÖZETİ GİBİ BİR DERBİ
Galatasaray için şampiyonluk artık bir puan değil, bir takvim meselesi.
Sadece bir istatistik ya da puan farkı değil, gergin bir ruh haline dönüşen, bir azalan, bir artan ve derbiye yine dört puan olarak gelen farkın gölgesinde, sezonun özeti gibi bir maç oynandı. Verilen ve verilmeyen penaltılar, sayılan ve sayılmayan goller, gerekli ve gereksiz kartlar, dozunda ve dozunu aşan gerginlik anları.
Galatasaray için aradaki farkın psikolojik üstünlüğünü sahaya yansıtma maçıydı. Fenerbahçe için bitime birkaç hafta kala ligi bir kez sıfırlama ve sonuna kadar kovalama şansıydı ama kâğıt üzerinde kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Fenerbahçe tedirginliğini hiç atamazken, Galatasaray hayallerine sahip çıktı.
OYUNUN HAKiMi GALATASARAY’DI
İlk 45’te Fenerbahçe’nin kazandığı penaltıya kadar dengeli, sonrasında ibresi ev sahibine dönen bir oyun izledik. İlk yarı biterken Osimhen’in 6 şutu, 3 şut pası vardı, Fenerbahçe’de bu sayı, Talisca’nın ayağından kaçan penaltı dahil sadece 2... Bazı oyuncular pozisyonu bekler, bazıları koklar, bazıları yaratır, Osimhen başlı başına pozisyon olarak yer alıyor sahada. Talisca o golü atsaydı da bir şey değişir mi, tartışılır. Oyunun hakimi net Galatasaray’dı.

BARIŞ’IN F.BAHÇE’YE iLK GOLÜ
İkinci yarıda, artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Fenerbahçe için risk almak bir tercih değil, bir zorunluluktu. Onun yerine vitesi daha da yükseltmiş bir Galatasaray bulduk. Fenerbahçe ikinci yarının hiçbir anında oyuna ağırlığını koyamadı. Dakikalar ilerledikçe skorun burada kalmayacağı zaten hissediliyordu. İkinci gol 67. dakikada Barış Alper’in Galatasaray formasıyla Fenerbahçe’ye attığı ilk gol olarak tarihe geçen penaltıdan geldi. Torreira iyi performansını, ikinci sarıdan kırmızı kart gören Ederson’un yerine oyuna giren Mert Günok’un hatasında kurnazca bir golle süsledi: 3-0.
Galatasaray için şampiyonluk artık bir puan değil, bir takvim meselesi.
Fenerbahçe içinse sezon, zirve yarışından çok ikincilik hesaplarına dönmüş durumda.
UĞUR MELEKE: TORREIRA-LEMINA MASADAKİ ÇAYIMI DA ÇALDI!
Büyük turnuvaların-dev maçların kaderini genelde orta sahalar belirler. Orta sahayı ele geçiren bu maçları kazanır çoğunlukla. Dün Galatasaray orta sahasında öyle bir Torreira-Lemina performansı izledik ki, her boşluğa koştular, her döneni topladılar, her sahipsiz topu çaldılar. Torreira ikinci yarının ilk bölümünde vitesi öyle bir seviyeye çıkardı ki, öyle çok top çaldı ki, bir ara önümdeki çayı da çalmış olabilir diye geçirdim içimden!
Son bir ayda Trabzon, Göztepe ve Kocaeli maçlarında bölüm bölüm ciddi düşüşler yaşayan Galatasaray orta sahası dün şampiyon gibi oynadı. Şampiyon gibi savaştı. Ve şansa bırakmadılar hiçbir işi.

OSiMHEN: 11 - FENERBAHÇE: 5
Dünkü derbi dengeli başlamıştı aslında. Fenerbahçe ilk 10 dakikada etkili hücum pres yapmış, ev sahibini bir-iki hataya zorlamış, 10’uncu dakikada Cherif’in koşusuyla bir penaltı da kazanmıştı. Talisca son iki sezondur çoğunlukla yaptığı gibi penaltıyı sol alt direk dibine vurdu ve kaçırdı. Ondan sonra da zaten tek taraflı bir maç izledik Seyrantepe’de.
Fenerbahçe dün ilk yarıyı sadece 3 şutla tamamladı (biri penaltı, ikisi de Talisca’nın ceza alanı dışı şutları). Rakip ceza alanında sadece 2 kez topla buluştu (biri Cherif penaltı anı, diğeri de penaltı vuruşu). Osimhen ilk 45 dakikada tek başına rakip ceza alanında tam 11 kez topla buluştu, 9 şutun içindeydi (6 kez kaleyi yokladı, 3 şut pası yaptı). Maçı da 11 şutla tamamladı. Fenerbahçe’ninse 90 dakika sonunda toplam şut sayısı 5’ti.

Osimhen sezonun en kritik maçında sakatlandı ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi macerası bitti. Ancak ligin en kritik müsabakasında dönüp şampiyonluk kupasının kulpunu tuttu takımı için.
TARIK’A YAPILAN HAKSIZLIK
Tarık Çetin bu sezon ligde iki, Avrupa’da da bir maçta forma giydi. Nottingham deplasmanında da, Samsun ve Karagümrük maçlarında da çok iyi oynadı. Tarık’ın üçüncü kaleci pozisyonuna düşmesi zaten büyük haksızlık. Hatta bence Ederson’un kronik mutsuz ve isteksiz performansları sonrası eldivenlerin teslim edilmesi gereken kişi Tarık’tı.
Haberle ilgili daha fazlası:





